![]() Egemenler hep söylenegelmişlerdir “Siyaseti okula, camiye, kışlaya sokmayalım.” Oysa bizler hep tam tersini yaşadık bu ülkede. Çoğu zaman caminin kışlayı, kimi zaman da kışlanın camiyi beslemesine tanıklık etmekle geçip gitmektedir ömrümüz.... devamı..... |
![]() AKP Hükümetinin iktidara geldiği günden bu yana ajandasının gizli bölmelerinde saklı tuttuğu eğitimi kesintili yapan yasa, pedagoji ve çocuk gelişimi bilimini savunan tüm çevrelerin itirazlarına rağmen büyük bir dayatma ve baskı ile ... devamı..... |
|
Tümünü Göster: Alaaddin DİNÇER |
![]() Yeni rejimle eski rejim arasındaki kavganın özü, eğitimle din ilişkisinin ortaya çıkardığı çelişkidir...... devamı..... |
|
Tümünü Göster: Sami EVREN |
"Eğitim, Sanat ve Oyun" - Emine Halıçınarlı
Aşağıdaki yazı Alterntif Eğitim Derneği'nin sitesinden alınmıştır.
En iyi eğitim şekli konusunda karar almak, öncelikle ne tür bir insan yetiştirmek istediğimizin araştırılmasını şart koşmaktadır. Bugün çağımızdan anladığımız; bireyin hem kendi toplumunda hem de toplumlar arası ilişkilerdeki konumunda "anlamlı bir şekilde varolma" gücünde olmasının gerekliliğidir.
Demokrasi ve Eğitim - Noam Chomsky
Laloya Üniversitesi Konuşması, Ekim 1994
Bana önerilen ve benim de konuşmayı memnuniyetle kabul ettiğim başlık “Demokrasi ve Eğitim”dir. Demokrasi ve eğitim ifadesi geçen yüzyılın seçkin düşünürlerinden birinin hayatı, eserleri ve düşüncelerini akla getiriyor hemen: hayatının ve düşüncelerinin büyük bölümünü bu meseleler dizisine adamış olan John Dewey’i. Sanırım burada ona özel bir ilgim olduğunu itiraf etmem gerekiyor.
Başkaldırı Pedagojisi-İsmet ŞAHİN
Başkaldırmak, kurulu düzene karşı olmaktır. Bu sadece rejime karşı olmak anlamına gelmez. Sosyal düzene karşı olmak, ekonomik sisteme karşı olmak, savaşa karşı olmak, kanunsuzluğa karşı olmak, mafyaya karşı olmak gibi bir çok duruşu içerebilir. Ancak sadece düşünce olarak, zihinsel bir karşı olmak başkaldırı değildir.
Felsefe ve Öğretmenler - Theodor Adorno
Çeviren : Tarhan Onur
Amacım, Hessen Eyaletinde yüksek okullardaki bilimsel öğretmenlik stajyerlik sınavının bir parçası olan, felsefe genel sınavı üzerine birkaç şey söylemek. Bu sınavlar sırasında son 11 yıldır gözlemlediklerim, sınavın anlamının yanlış algılandığı, amacına ulaşamadığı yolunda beni gittikçe kaygılandırdı. Bunun da ötesinde sınava girenlerin zihniyeti üzerinde düşünmek zorunda kaldım, onların sınavdan duyduğu hoşnutsuzluğu, ben de duyumsamaya başladım sanırım.
Farklılaştırılmış Sınıf Eğitimi
Öğretmen sınıfa girer. Yapılacakları ve günün konusunu anlatır. Oysa A ve B öğrencisi zaten o konu hakkında film izlemiş o işlemi bir kitaptan öğrenmiş veya Internette görmüştür.
Eğitimde Yenilikler : İstasyon Tekniği Uygulamaları
Bir öğretmen gözüyle baktığımda öğrencilerin bazen çok sabırlı olduğunu düşünürüm. Tam gün eğitim veren bir okulda çocukluklarının çok büyük bölümünü ve günün neredeyse tüm aydınlık zamanını kapsar şekilde bilgi almaya eğitilmeye gönüllü olmaları beklenir.
Felsefi Yaklaşımlara Göre Okullar
Prof Dr. İnayet AYDIN / Alternatif Okullar
Farklı Felsefi Yaklaşımlara Göre Okulun Amaçlan
HÜMANİZM: Dünya değişmez, okulun amacı değişmeyen evrensel gerçekleri aktarmak ve zihinleri geliştirmektir
VAROLUŞÇULUK Dünya yavaş yavaş gelişmektedir ve değişmektedir, okulun amacı varolan kültürel öğeleri aktarmak ve geçmiş tarih tarafından
oluşturulan her şeyin tanınmasını sağlamaktır.
TOPLUMSAL GERÇEKÇİLİK Okulun amacı halen mevcut olan düşüncelerin ve değerlerin öğrencilere aktarıldığından emin olmak ve onların topluma uyum sağlamalarına yardım etmektir. Şu anki toplum öğretim programının kaynağıdır.
DENEYSELCİLİK Değişme kaçınılmazdır, okulun amacı problem çözebilecek eleştirel düşünen bireyler yetiştirmektir.
YENİDEN YAPILANMACILIK Değişme kaçınılmazdır, okulun amacı gelecekteki toplumun neler istediğine karar vererek, öğrencileri toplumu gelecekteki duruma dönüştürebilecek şekilde hazırlamaktır
Yukarıda görüldüğü gibi tüm yaklaşımlar okul denilen kuruma farklı amaçlar yüklemektedir. O halde okul bu amaçlardan hangisini başaracaktır ? Bu sorunun yanıtı elbette toplumların tercihlerine göre tamamen değişmektedir.
Okula gitmek öğrenci için ev yaşamından keskin bir uzaklaşmayı işaret eder. Öncelikle okula gitmek öğrenciyi yeni bir rol ile tanıştırır. Çocuk, öğrenciye dönüşür. Bu onun başarması gereken ilk kurumsal roldür (Bennet deMarrais ve Le Compte, 1995). Yıllardır okullar çocukların bazı şeyler öğrendiği ve anne babalarından daha iyi bir yaşam için kendilerini yönlendirdikleri yerlerdi. İnsanlar bu anlamda okullara güvenmişlerdir.
Bu gün ise okullar konusunda farklı duygu ve düşünceler vardır. Okullar hala toplumların yaşadıkları sorunlarının çözümü olarak görülmektedir. Ancak bazı kişiler ise tam tersine okulları bu sorunların çözümü değil, nedeni olarak görmektedirler. Bütün yurttaşların hazırlanması ve aydınlatılması, okulun bir amacı olarak halen dile getirilmektedir. Ancak ekonomik rekabet, bireylerin beyinlerinin yarıştığı bir ortamda bu yarışı kazanmaları için güçlü bir reformu da gerektirmektedir. Diğer yandan okullardan, teknolojinin, bilginin ve ekonomik rekabetin hızla yayıldığı bir ortamda, ekonomik sisteme rekabet edebilecek yeterliklere sahip işçiler yetiştirmesi beklenmektedir. Yine okullar, geçmişte şans bulamayan yurttaşlara gerekli fırsatları sunmalıdır. Okullar beden, zihin, çevre ya da deneyim olarak yetersizlikler içindeki öğrencilerin yetiştirilmesinde sorumluluk yüklenmiştir.Ancak giderek daha fazla sayıda kişi okulların bu görevlerini yerine getiremediği endişesi ile okula karşı beslediği güveni yitirmektedirler (Drake ve Roe, 1994).
Diğer yandan okulları toplumsal hastalıkların tedavisi olarak görürken toplumdaki değişmelerin de iyi analiz edilmesi gerekmektedir. Toplumda ve eğitimin kendisindeki köklü değişmeler yeni baskılar, yeni yaklaşımlar yeni değer sistemlerini ortaya çıkarmaktadır. Okul yönetimleri bunlarla başa çıkmak için yepyeni yollar bulmak zorundadırlar. Özellikle Amerikan ve Batı toplumunda okulların işini daha da zorlaştıran değişmeler şunlardır (Drake ve Roe, 1994):
1. Dil ve kültür bakımından farklı kökenlerden gelen öğrenci nüfusunun artması
2. Endüstri ve iş dünyasında bilgi ve hizmetlerdeki değişme sonucunda çalışma dünyasının kendi amaçlarına uygun insanın yetiştirmesi için eğitim reformları yapılması konusundaki baskıları
3. Okullardaki şiddet nedeniyle mal ve canın tehdit altında olması
4. Evsiz çocuklar, uyuşturucu bağımlısı çocuklar, annelerinden AİDS bulaşmış olarak dünyaya gelen çocuklar
5. Sınav sonuçları hakkında toplumun yaptığı karşılaştırmalar
6. Tek anne ya da tek baba ile yaşayan çocuklar
7. Kadının değişen rolü
8. Çocuğun gideceği okul konusunda ailelerin yaptığı seçimler
Devlet,İdeoloji ve Eğitim - Halis Çetin
Öz
Bu çalışma devlet, ideoloji ve eğitim ilişkisini incelemektedir. Eğitimin fonksiyonları, ideoloji ve devlet ile ilişkileri tartışılmaktadır. Bu fonksiyonları siyasal iktidarın kurulu düzeninin meşrulaştırılması, haklılığının topluma yayılması, devletin uyruğunu yaratması ve toplumun sosyal ve siyasal mühendislikle yeniden kurulması olarak incelemektedir.























